Kuramcı

test test

deneme deneme

deneme 2*

Çeviri kuramında önemli bir yer tutan eşdeğerlik kavramı, profesyoneller arasında tartışmalara sebep olan bir konu olarak kabul edilmektedir. Bu tartışmaların temelinde “eşdeğerlik” teriminin tanımı konusunda bir uzlaşmaya varılamamış olması yatmaktadır. Eşdeğerlik; kimilerine göre çevirinin temelinde yer alan ve çevirinin niteliğini tanımlamada kullanılabilecek faydalı bir kavramken, kimilerine göre çeviribilimin gelişimine engel teşkil eden bir unsurdur.

Bazı dilbilimsel yaklaşımlar; çevirinin kaynak metnin anlamına olabildiğince “yakın” ve tutarlı olması, ayrıca bu anlamın diller arasında aktarılırken değişmemesi gerektiğini savunur. Eşdeğerlik kavramı da genellikle bu yaklaşımlarla ilişkilendirilir. Ancak yapısalcılık-sonrası düşünceden etkilenen günümüz kuramcıları; anlamın sabit olmadığını, bağlama göre şekillendiğini ve bireyden bireye farklı algılanabileceğini savunurlar. Bu nedenle anlamın ne aynı dilde ne de başka bir dilde birebir kopyalanamayacağını ileri sürerler. Bu bakış açısıyla; günümüz kuramcıları, eşdeğerlik ilişkilerinden bahsederken dilin nesnel olarak kavranabilecek, sabit anlamlar ürettiği düşüncesini reddederler. Bunun yerine, çevirmenin anlamı oluşturma ve aktarma sürecindeki yorumlayıcı rolüne dikkat çekerler.

 

Çeviri kuramında önemli bir yer tutan eşdeğerlik kavramı, profesyoneller arasında tartışmalara sebep olan bir konu olarak kabul edilmektedir. Bu tartışmaların temelinde “eşdeğerlik” teriminin tanımı konusunda bir uzlaşmaya varılamamış olması yatmaktadır. Eşdeğerlik; kimilerine göre çevirinin temelinde yer alan ve çevirinin niteliğini tanımlamada kullanılabilecek faydalı bir kavramken, kimilerine göre çeviribilimin gelişimine engel teşkil eden bir unsurdur.

Bazı dilbilimsel yaklaşımlar; çevirinin kaynak metnin anlamına olabildiğince “yakın” ve tutarlı olması, ayrıca bu anlamın diller arasında aktarılırken değişmemesi gerektiğini savunur. Eşdeğerlik kavramı da genellikle bu yaklaşımlarla ilişkilendirilir. Ancak yapısalcılık-sonrası düşünceden etkilenen günümüz kuramcıları; anlamın sabit olmadığını, bağlama göre şekillendiğini ve bireyden bireye farklı algılanabileceğini savunurlar. Bu nedenle anlamın ne aynı dilde ne de başka bir dilde birebir kopyalanamayacağını ileri sürerler. Bu bakış açısıyla; günümüz kuramcıları, eşdeğerlik ilişkilerinden bahsederken dilin nesnel olarak kavranabilecek, sabit anlamlar ürettiği düşüncesini reddederler. Bunun yerine, çevirmenin anlamı oluşturma ve aktarma sürecindeki yorumlayıcı rolüne dikkat çekerler.